İslam düşüncesinde kötülük; insanın özgür iradesi, imtihan anlayışı, ilahi hikmet ve kader gibi kavramlar üzerinden ele alınır. Bu yaklaşımlar dünyadaki kötülük, musibet ve acı gibi hadiseleri insanın manevi gelişimi için bir araç, ilahi düzenin bir parçası ve neticesi ahiret hayatında tecelli edecek olan bir imtihan olarak yorumlar.
Böylece kötülüğün varlığının, Allah’ın mutlak iyiliği ve kudretiyle çelişmediği, aksine insanı daha bilinçli, sorumlu ve ahlaki bir varlık hâline getirmeyi amaçladığı anlaşılır.
İMTİHAN ANLAYIŞI
İslam, insan hayatının bir imtihan olduğunu söylerken hayatta karşılaşılan birçok iyi ve kötü durumu da imtihanın bir parçası olarak görür. Allah insanları sınamak için onları iyilik ve kötülükle karşılaştırır. Bu imtihanın amacı, insanların sabır, şükür, iman gibi erdemlerini ortaya koymalarıdır.
Kur’an’da bu durum şöyle ifade edilir: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!” (Bakara, 2/155)
HADİSLERDE KÖTÜLÜK VE MERHAMET
Peygamber Efendimiz, “Allah’ın kadın kullarının Allah’ın mescitlerine gelmelerine engel olmayın.” (Müslim, Salât, 136) buyurarak müminlerin ibadet özgürlüğüne dikkat çekmiştir.
Bir başka hadiste ise şöyle buyrulur: “Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen ve iyiliği emredip/teşvik edip kötülükten sakındırmayan/uzaklaştırmayan bizden değildir.” (Tirmizî, Birr, 15)
Bu hadisler, İslam’ın kötülüğe karşı duruşunu ve toplumsal sorumluluk bilincini ortaya koymaktadır.
Kaynak: Diyanet Haber





